image

‘Kolay kilo alıyor, zor veriyorum’, ‘Her gün gittikçe genişleyen belime ve göbeğime çare bulamıyorum’, ‘Kilo verdiğim halde, verdiğim kiloları kısa bir süre sonra yeniden ve fazlasıyla geri alıyorum’ diyorsanız,

Sık acıkıyorsanız, tatlı krizleri yaşamaya başladıysanız, yemeğin üzerinden bir saat geçmeden yiyecek arıyorsanız, yemeklerden sonra yorgun, halsiz düşüp ağırlaşıyorsanız, yemeklerden sonra uyuklamalara başladıysanız,

Özellikle yemeklerden 1-2 saat sonra can sıkıcı boyutlara varan hipoglisemi atakları,  sinirlilik, öfke, çarpıntı, bitkinlik, yorgunluk, açlıktan şikayet ediyorsanız,

 Tatlı, unlu, nişastalı yiyecekler ve şekerli içeceklere ilginiz giderek artıyorsa,

‘Makarnasız, pilavsız, ekmeksiz, börek, çörek, poğaça ve kurabiye, çikolatasız’ yapamıyorum diyorsanız,

Uyku sorunlarınız varsa, sık sık uyku bölünmeleri yaşıyorsanız, uyku apnesi atakları, gece yemelerine başladıysanız,

Sağlık kontrolünüzde tansiyonunuzda yükselme, iyi kolesterolünüzde azalma, trigliseridinizde çoğalma, karaciğerinizde büyüme, şekerinizde yükselme, ürik asidinizde fazlalaşma gibi eğilimler saptandıysa;

Günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareketsiz yaşam tarzı ile birlikte, toplumda giderek daha fazla görülen, ‘Çağın vebası’ olarak da adlandırılan son derece sinsi bir hastalık olan ‘İnsülin Direnci’ne yakalanmış olabilirsiniz…

O halde, bu yazıyı daha DİKKATLİ OKUMALISINIZ…

inslin direnci 6

İnsülin direnci, ülkemizdeki her dört kişiden birisinin yaşadığı bir sorun. Hipoglisemi ataklarının sorumlusu da olan insülin direnci, kişiyi önce gizli şeker, sonra şeker hastası yapıyor. Kolay kilo aldırıp, zor kilo verdiriyor. Tansiyonunu yükseltiyor, kalp damar hastalığına yakalatıyor, uykuyu bozuyor, belleği zorluyor, terletiyor, sinirli, öfkeli yapıyor…

Peki nedir bu İNSÜLİN DİRENCİ?

İnsülin direnci; hücredeki insülin reseptörlerinin insüline karşı duyarsızlık geliştirmeleri nedeniyle yiyeceklerle aldığımız karbonhidratın yani şekerin dokularda kullanılmasını zorlaştırır. Bu durumda pankreastan daha çok insülin salınır. Daha çok insülin salınması, daha çok acıkmak, daha çok yemek ve atıştırmak ancak yine de vücut için gerekli enerjiyi sağlayamamak demektir. Bu durumda, hem pankreasın insülin rezervi giderek azalır, hem de insülinin kullanılamaması nedeniyle besinlerle aldığımız enerji yağ olarak depolanır.

ŞEKER METABOLİZMASI SONER2

Her yaştaki insanın ‘ORTAK BELASI’

Ülkemizdeki, kilo, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları ve kanserlerdeki korkunç artışın başka nedenleri de var ama önemli nedenlerinden biri yaşam tarzı yanlışlarımızla ilişkili bir sorun olarak karşımıza çıkan insülin direncidir.  İnsülin direnci, bir taraftan okul çağı çocuklarını ve gençlerimizi tehdit ediyor, diğer yandan ise orta ve ileri yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına, ölümle sonuçlanabilen problemlere yol açıyor. İnsülin direnci, 40-45 yaş arasındaki erkeklerde yüzde 40′lar civarında görülürken, kadınlarda en sık görüldüğü dönem 45-50 yaş arasındadır.

Neden olduğu hastalıklar…

İnsülin direnci, besinlerin yağ olarak depolanmasına vesile olduğu için kişi, çağımızın hastalığı olarak da bilinen ‘OBEZİTE’ye yakalanır. Obezite ise ardından, şeker hastalığı, hipertansiyon, damar sertliği, kalp damar hastalıkları, inme, karaciğer yağlanması, lipid yükseklikleri, polikistik over hastalığı ve infertilite gibi birçok hastalığa neden olur.

İnsülin direncine yakalananlarda, reaktif hipoglisemi ataklarının, gizli şekerin, bellek bozukluklarının, Alzheimer hastalığı gelişme ihtimalinin, depresyon ve panik atakların, uyku apnesi ve horlamaların, kan pıhtılaşmasında bozulmaların daha sık görüldüğünü kanıtlayan bulguların varlığı da bilinmelidir.

Çağımızda giderek artan sağlıksız beslenme ve sedanter yaşam, insülin direncinin en önemli nedenleri arasındadır. ‘Fast food’ tarzı beslenme, gıdaların giderek daha rafine ve posadan fakir hale gelmesinin yanında, genetik yatkınlık da insülin direnci oluşmasına neden olan faktörlerdir.

Kilolu ve şişman kişilerin sayısında müthiş bir artış olduğunu belirtirken,  ‘Erkek tipi göbek bağlayan’ genç kız ve hanımların çoğaldığına, kilo sorununun 10-15 yaş grubunda bile patlama yaptığına dikkat çekmek gerekiyor. Ulusal kardiyoloji dernekleri, hipertansiyon birlikleri, obezite ve kanser vakıfları, yaşam tarzımız, bilhassa beslenmemizle ilişkili olan bu artıştan endişe duyduklarını sık sık tekrarlayıp, yazılı ve görsel basın aracılığıyla insanları bilgilendirmeye, kampanyalar, seminer ve söyleşiler düzenleyerek uyarmaya çalışıyorlar.

‘Nasıl önlenir?’ şeklindeki sorunun cevabı ise bilgilenmek ve bir uzmana danışıp öğrenmekle mümkün.

İNSÜLİN DİRENCİ FOTO 1

İnsülin direncinin sebebi ne?

Yemek yedikten kısa bir süre sonra gıdalar, bağırsaklarda parçalanarak şeker parçalarına dönüştürülür, emilip kana ulaşır. Kandaki şekerin, kas, karaciğer, beyin ve yağ dokusunda kullanılması lazımdır. Bu dokuların şekerden enerji olarak faydalanabilmeleri için insülin hormonuna ihtiyaç var. Pankreastan salgılanan bu hormon, kan şekerinin dengelenmesi ile hücre ve dokuların şekeri kullanmasında anahtar rol oynar. Karaciğerin glikoz (şeker) yapımını azaltır, kas ve yağ dokusu tarafından kandan çekilen şeker miktarını arttırır.

İNSÜLİN DİRENCİ 2

Ne kadar insülin, o kadar yağ…

İnsülin, yağ dokusundan yağ asitlerinin çözülmesini azalttığı için kan şekeri ayarını etkiler. Karaciğerde, kan şekerinin glikojen olarak depolanmasını da arttırıyor. Yani, insülin şeker metabolizmasında anahtar bir rol oynar. Kanda insülin fazlalaştıkça, yağlanma ve kilo alma da kolaylaşıyor. İnsülin hormonunu kanda hızla yükselten şeker, beyaz ekmek, beyaz pirinç pilavı, beyaz undan yapılan diğer gıdalar (kurabiyeler börekler poğaçalar açmalar) gereğinden fazla yendiğinde pankreastan aşırı miktarda insülin salgılanıyor.

insülin direnci 9

İnsülin artınca…

Kanda miktarı çok artan insülin hormonu, kan şekerini çok hızla ve çok fazla düşürerek açlık hissine yol açıyor. Bundan dolayı, ‘şeker ve un’ yükü fazla gıdaları bol ve hızla tüketenler, kısa bir süre sonra yeniden acıkır. Kanda yüksek olan insülin yükselmeye devam edecek olursa, bir süre sonra sistem de arızalanıyor. Hücre duvarındaki insülin reseptörleri insüline karşı direnç göstermeye insüline yanıt vermemeye başlıyor, kan damarlarında dolaşan insülinle hücre arasında tam bir blok durumu oluşuyor, aşılamaz bir duvar meydana geliyor. İnsülin direnci olarak tanımladığımız bu duvar, kandaki şekerin kas ve yağ hücresine girmesini önlüyor. Sonuçta kanda insülin biriktikçe, duvar da kalınlaşıyor. Bu fonksiyonel duvarı aşmak için pankreas daha fazla insülin salgılamak zorunda kalınca birbirini besleyip kartopu gibi büyüyen, sonra da bir çığ haline gelip metabolizmanın canına okuyan yanlış bir sistem çalışmaya başlıyor. Zamanla pankreas bezi yoruluyor, insülin cevapsızlığı insülin yetersizliğine dönüşüyor. İşte o zaman çok ciddi, endişe verici bir süreç başlıyor.

yanlis diyet

İnsülin direncinin belirtileri

1-Acanthosis Nigricans ve lekeler: Cilde renk veren pigmentin artışına bağlı koyulaşma ve dokusunda kadife gibi yumuşamayla seyreden cilt değişikliğidir. Özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve eklemlerin iç kısımlarında görülür. Sıklıkla pankreastan salgılanan insüline verimli yanıt veremeyen kişilerin cilt sorunu olarak karşımıza çıkar.

2- Açıklanamayan kilo artışı ve kilo vermede zorlanma: İnsülin direnci sorunu yaşayanlar beslenme alışkanlıklarında fazla bir değişiklik olmamasına rağmen kilo artışından yakınırlar. Fazla insülin üretimi, yağ doku birikimine yol açar. İnsülin direnci olanların olmayanlara göre daha hızlı kilo alışı ve daha zor kilo verişinin altında yatan en önemli neden budur.

3- Adet düzensizliği ve aşırı tüylenme: Adet düzensizliği olan ya da hiç adet görmeyen kadınlar mutlaka insülin direnci yönünden de değerlendirilmelidir. Polikistik Yumurtalık Sendromu insülin direnci ile birlikte üretken çağdaki kadınlara adet düzensizliklerinden kilo artışına kadar birçok sorun yaşatır. Yüzde ve vücutta olağan tüylenmeden farklı yerde ve miktarda tüylenme artışıdır. Özellikle, tekrarlayan sivilcelerle birlikte olduğunda insülin direncine yol açar. Polikistik Yumurtalık Sendromu’nun önemli belirtilerindendir.

4- Yağlı karaciğer: Sık görülen bir bulgu. Karaciğerde iltihaplanmaya sebep olabiliyor.

5- Açlık -hipoglisemi- atakları: Özellikle unlu, şekerli yiyecekleri, tatlıları, alkol kullanımını takip eden yorgunluk, uyku hali, sinirlilik, yeme-içme krizleri önemli işaretlerdir. Hızlı yeme, sık ve çabuk acıkma da önemli belirtilerdir.

erkeklerde

İnsülin direncini anlamayı sağlayan ölçüler nelerdir?

Beden kitle indeksi 30′un üzerindeyse, HDL (iyi kolesterol oranı) düşüklüğü (kadın için HDL 50′nin, erkek için 40′ın altındaysa), trigliserid oranı 150′nin üstündeyse, açlık Kan şekeri 100′ün üstündeyse, yüksek tansiyon varsa, bel çevresinin erkekte 102 cm, kadında 88 cm’nin üstündeyse, hipoglisemi belirtileri varsa… Kişide bu kriterlerden üçünün bulunması, insülin düzeyine bakmadan da İnsülin Direnci Sendromu ya da ‘Metabolik Sendrom’ olarak adlandırılmaktadır.

diyabet 1

Uzman desteksiz olmazsa olmaz

Özellikle insülin direncine bağlı kilo sorunu ile mücadele etmek hiç de kolay değildir. Çünkü insülin direnci kilo almayı kolaylaştırır, vermeyi güçleştirir. İnsülin direnci yalnız kilo sorununa da sebep olmaz. İlerleyen safhada şeker hastalığına neden olur. Şeker toleransı bozukluğu, reaktif hipoglisemiler yani yemeklerden sonra ani şeker düşmeleri hali, daha sonra da tip 2 diyabet ortaya çıkar. Kişinin, insülin direnciyle tek başına başa çıkması mümkün değil. Daha büyük sağlık sorunlarının yaşanmaması için kişi uzmana başvurmalı, uzman desteği almalıdır. Kısacası insülin direnci sorununu çözebilmenin yolu, üçlü bir planı dikkatle uygulamaktan geçer. Bu planın içinde, deneyimli bir doktor, deneyimli bir diyetisyen ve yetenekli bir egzersiz uzmanının bulunması gerekiyor.

 

Diyetisyen Diyor ki


Elinizin altında her zaman sebze bulunsun. Değişik bir lezzet için kırmızıbiber ve zerdeçal ekleyin. Tek yemeklik porsiyonları bölerek, buzdolabında saklayın...

Yandex.Metrica