Park Sima
Güzellik Salonu

Vücut Bakım
 
LPG

LPG  ile incelme, gerçekten sonuç veriyor        

Hanımları en çok  rahatsız eden  iki konu lokal yağlanmalar ve selülit. Bu önemli iki sorun en etkili egzersiz programlarına ve diyete cevap vermez. Peki çözüm için ne yapmalı ve nasıl bir  program izlenmeli?

Öncelikle kesinlikle egzersiz yapılmalı, sağlıklı beslenilmeli ve beraberinde LPG uygulanmalıdır.  
      
LPG başta Amerika ve Avrupada bir çok Üniversitede bilimsel araştırmalarda test edilmiş FDI  onaylı tek cihazdır. Alanında en önemli gelişmelerden biri sayılır. Deriden kasa kadar tüm cilt altı dokuların yeniden şekillenmesinde en etkili cihazdır. En önemliği özelliği organizmanın bir takım doğal fonksiyonlarının hareketlenmesi ile yeniden yapılanmasını sağlamasıdır.

Yüksek teknolojisi gözle görülür bir şekilde yağ hücrelerinde optimum doku mekanizmasına ulaşır. Bu hareketler bağ dokusunun yeniden harmonize olmasını, kan ve metabolik atıkların giderilmesini destekleyerek lenf dolaşımını hızlandırır.

Uygulandığı bölgelerde kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımı hızlandırarak dokuların beslenmesi ile yeni hücre oluşumu artar ve cildin ihtiyacı olan elastin ve kolajen lifleri geliştirmesi ile deride esneklik kazandırır.

LPG vücut kontür düzeltmeleri ve lokal yağlanmalarda bölgeye göre çalışılması avantajı ile (lokalize feet) başarısı çok yüksektir. Özellikle kilo verme programlarında destek olan LPG vücudun lokal incelmesini, ödemin atılmasını sağladığı için ciddi bir motivasyon kaynağıdır.
LPG uygulamasının amaçlarından biri ise dokuyu sıkılaştırmasıdır, sarkık bölgelerde derinin elastikiyetini kazanması ile sıkılaşma sağlanır.

Özelikle karında doğum sonrası olan gevşeklik, bacak içi, kol altı esneklik ve sarkmalarda, popo düşmesinde, kol altı göğüs yanlarında ki  doku düzensizliklerinde başarısı çok yüksektir.

Önemli bir kadın olgusu olan selülit ,deri altı yağ hücreleri içinde yağların toplanması ve etrafındaki bölgede suyun tutulmasından kaynaklanır. Deri altı yağ hücreleri büyümeye devam ettikçe, bunları saran çeperlerin şekilleri bozulur ve cilde “portakal kabuğu “ görünümünü verirler. Bu safhada en büyük proplem; kan sirkülasyonunun azalması ile birlikte metabolik atıkların durma noktasına gelmesi, besinsel düşüş yaşanması ile elastikiyet kaybederek lifli hale gelen bağ dokularına kanın hücum etmesi ve bu işlem kendi kendine devam etmesi sonucu dokuların bozulmasıdır. Fiziksel egzersizlere hatta en sıkı diyetlere bile cevap vermeyen selülit ancak LPG ile yukarıda belirtilen özellikleri sayesinde çözüme ulaşır.
Ayrıca LPG zayıflamaya da  destektir ama hiçbir cihazın tek başına zayıflatmadığı da bilinmelidir. Zayıflamak için LPG ile birlikte mutlaka beslenme uzmanı ile sağlıklı zayıflama programı uygulanmalıdır.

LPG programında iyi sonuç alınması için kişinin sorununa yönelik bir tedavi protokolü oluşturulması ve bu programa göre uygulanması büyük önem taşımaktadır. LPG cihaz çok teknik ve geniş bir programa sahip olması nedeni ile LPG uzmanları alanında deneyimli  kişiler tarafından seçilmelidir. Haftada 2 veya 3 kez gelinen seanslar ile yaklaşık 18-22 seans uygulanmalıdır. Kombine bir tedavi sistemi desteği ile sonuç hızlanır. Çok önemli bir ayrıntı unutulmamalıdır, program bittikten sonra önce 15 gün aralar ile sonra ayda bir olarak bir süre koruma programı izlenmelidir.

Selülit


Selulit; bilinenin aksine, sadece bir estetik kaygı değil ciddi bir damar rahatsızlığıdır. Selülit, varis ve  bir çok damar rahatsızlıkları günümüzde yaşam biçimimizdeki olumsuz davranışlar neticesinde artmaktadır. Selülit bir diğer adı ile portakal kabuğu, maalesef  daha henüz bir hastalık olarak kabul edilmemekle birlikte, eğer tedavisi yapılmaz ise sağlığınız ciddi tehlikededir.

Tedavisi için kendiniz ile bir sağlık sözleşmesi yapmalısınız. Bu sözleşmeyi yerine getirmeniz için öncelikle size özel ne yapılması gerektiği konusunda bir uzmandan yardım almalı ve bu  tedavi protokolünü programlı bir şekilde uygulamalısınız.
Selüliti yenmek için hakkında geniş bilgiye sahip olmalı ve bakış açınızı genişletmelisiniz.Ancak bu sayede savaşı kazanabilirsiniz. Bu zaferi kazanmak demek önemli ölçüde sağlığınızı kazanmak anlamına geliyor, hepimizin isteği öncelikle sağlıklı olmak değil mi?

Bu sözler bana değil Göttingen Universitesinden Prof.Dr.Med.Gerhard Jörgensen’e ait.

Selülit hakkında yazılmış kalın bir kitaptaki en önemli bilgileri bu sayfaya sığdırmaya, çalışacağım.
      
Selülit ile mücadele için, bilgi edinmelisiniz.
Yağ hücresinin olduğu her yerde selülit oluşur.
Selülit portakal kabuğu şeklinde şişmiş, büyümüş yağ hücreleridir, bu hücreler deri ile kas arasında her taraftadır; zamanında önlem almaz isek  selüliti her bölgemizde görebiliriz.
Selülit sadece birkaç bölgede oluşmuyor, bunlar avuç içi, ayak tabanımız ve kafamız.
Bu yağ hücrelerin normal şekli toplu iğne büyüklüğünde, selülilt oluşması sonucu  ise  bir kuru fasulye tanesi büyüklüğüne ulaşıyor. Durum ne kadar ciddi gördüğünüz gibi. 

Peki bu yağ hücreleri neden şişiyor büyüyor?
Bunun için metabolizmayı biraz tanımak gerekiyor.
Bu konular ile ünlü uzman Hekim Dr.Franz –Xaver Mayr şöyle diyor ‘bir insan, ne yerse…öyle bir insan olur. Biraz daha geniş düşündüğümüz zaman yemek ve içmenin ruh ve beden sağlığı üzerindeki çok önemli etkisi olduğunu belirtiyor.

Bunun için vücudumuzu biraz tanımalı besinler ile bağlantısına bakmalıyız. Vücudun besinleri nasıl ve ne şekilde aldığı ve enerjiye çevirmesine metabolizma diyoruz. Besinlerin alınması ile metabolizmanın çalışması başlıyor.

Bir kısım besinler sindiriliyor ve  diğer sindirilemeyen besin parçacıkları hücreden dışarı çöp  olarak atılıyor. Ne kadar sağlıklı beslenirsek bu oranda daha az çöp oluşuyor. Bu çöpler organizmanın kendini temizleme sistemine gidiyor, bu sistemin adı lenf sistemidir.
Lenf sistemi su ile çalışır.

Selülit bir metabolizma problemidir, tam anlamı ile vücuttan atıkların atılma problemidir. Demek ki selülit ile mücadelede etkili strateji organizmaya sağlıklı besinlerin alınması ile atılmasından, lenf sisteminden geçiyor.

İşin özeti metabolizma ne kadar düzenli ise ve vücut  kas kütlesi ne kadar yüksek ise, dolaşım sistemi, lenf sistemi bu oranda sağlıklı çalışır. Bunun için çok düzenli fiziksel aktivite, yürüyüş yapılması, kas kütlesini artıracak, bağ dokusunu ve lenf sistemini harekete geçirecek cihazlardan yardım alınması özellikle power-plate  selülit ile mücadelede büyük önem taşımaktadır. Ayrıca besinler ve besin destekleri ile C, E, A vitaminleri çinko selenyum, kalsıum, potasyum, demir, magnesıum alınması dokuları sıkılaştırır ve selülitte etkilidir.

Selülite neden olan faktörler; genetik yapı, hormonal düzensizlikler, hormon ilaçları, karaciğer, tiroit rahatsızlığı, kabızlık, düz taban, aşırı yorgunluk ve stres, ergenlik, hamilelik, mensturasyon ve östrojen tedavisinde şiddetlenir.Tek yönlü yanlış beslenme şekli, fast food, hayvansal yağlar, fazla şeker, tuzlu gıdalar, alkol, asitli içecekler cola, soda gibi gıdaların alınması dokuları  kötü yönde etkiliyor.

Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda toksin birikmesine yol açıyor. Vücudumuzdaki çöpü artırıyor, beraberinde yetersiz su tüketimi ile birlikte toksinlerin vücuttan atılmasını lenf sisteminin sağlıklı çalışmasını engelliyor.
                                                                                   
Sigara selülit oluşumuna neden olan faktörler arasındadır. Sigara damarların en büyük düşmanıdır .

Güçlü bir damar daraltıcı özelliğe sahip olan sigara cildin beslenmesini engelliyor, dolaşım bozuluyor. Hareketsiz yaşam biçimi, sürekli bacak bacak üstüne atarak uzun süre oturmak, kambur durmak, dar pantolon, topuklu ayakkabı, diz altı çorabı giymek dolaşım sistemini ve lenf sisteminin düzenli çalışmasını engelleyerek selülite yol açıyor.