Skip links

BESLENME

Zayıflama İğnesi

Zayıflama İğneleri

Zayıflama iğneleri, son yıllarda obezite tedavisinde önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Bu yöntem, diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı durumlarda etkili bir alternatif sunuyor. Uzmanlar, uygun hastalarda zayıflama iğnelerinin güvenli ve etkili sonuçlar verebileceğini belirtiyor ancak tedavinin mutlaka hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Modern tıp, zayıflama iğneleriyle kilo verme sürecindeki zorlukları azaltıyor. Bu iğneler, sadece kilo kaybını değil, metabolik sağlığın iyileşmesini de desteklediği için hastalar ve hekimler tarafından umut verici bir seçenek olarak görülüyor.

Zayıflama İğneleri Nedir?

Zayıflama iğneleri, kilo kaybını desteklemek için enjeksiyon yoluyla uygulanan medikal tedavilerdir. Genellikle GLP-1 reseptör agonistleri içeren bu ilaçlar, iştahı azaltıp tokluk hissini artırarak kilo verme sürecine yardımcı olur.

GLP-1 hormonu normalde yemeklerden sonra bağırsaklarda salgılanır ve

  • insülin salınımını artırır,
  • glukagon salınımını azaltır,
  • mide boşalmasını yavaşlatır,
  • beyindeki tokluk merkezini uyarır.

     

Bu sayede kişi daha geç acıkır, daha az yer ve kan şekeri daha dengeli seyir eder.

Zayıflama İğnelerinin Çalışma Prensibi

Zayıflama iğneleri, vücudun doğal hormon sistemini taklit ederek etki gösterir. GLP-1 analogları beyindeki iştah merkezlerini etkileyip açlık hissini azaltırken tokluk süresini uzatır. Bu hormonlar mide boşalmasını yavaşlatarak doygunluk hissinin daha uzun sürmesini sağlar.

Bu ilaçlar genellikle karın, uyluk veya kol bölgesine subkutan yolla enjekte edilir. Etken maddeler kan dolaşımına geçerek hedef reseptörlere bağlanır ve beslenme alışkanlıklarında doğal bir değişiklik yaratır. Tedavinin başarısı, hastanın yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklendiğinde daha etkili sonuçlar verir.

GLP-1 Analogları ve Etki Mekanizması

GLP-1 analogları, bağırsaklarda üretilen ve kan şekerini düzenleyen glukagon benzeri peptid-1 hormonunun uzun etkili sentetik versiyonlarıdır. Zayıflama iğnelerinde kullanılan bu analoglar, doğal hormona göre vücutta daha uzun süre kalacak şekilde tasarlanmıştır.

GLP-1 analogları dört temel mekanizmayla çalışır: pankreasta insülin üretimini artırır, glukagon salınımını baskılayarak karaciğerin şeker üretimini azaltır, mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk süresini uzatır ve beyindeki açlık merkezlerini etkileyerek iştahı azaltır. Bu kombinasyon hem kilo kontrolünü hem de metabolik dengeyi sağlar.

Zayıflama İğnesi Çeşitleri

Farklı etken maddeler içeren çeşitli zayıflama iğneleri bulunmaktadır. Her birinin kendine özgü özellikleri, uygulama sıklığı ve etkinlik profili vardır. Bu çeşitlilik, farklı hasta profillerine uygun tedavi seçenekleri sunmaktadır. Hekim, hastanın durumuna göre en uygun seçeneği belirler ve tedavi sürecini yakından takip eder.

Bu ilaçların her biri farklı klinik çalışmalardan geçmiş ve güvenlik profilleri belirlenmiştir. Bazıları haftalık, bazıları günlük uygulama gerektirir. Etkinlik oranları ve yan etki profilleri de değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle hasta ve hekim arasında detaylı bir değerlendirme yapılarak en uygun seçenek belirlenir.

Saxenda (Liraglutide)

Saxenda, liraglutide içeren ve günlük uygulanan bir zayıflama iğnesidir. Başlangıçta diyabet için geliştirilmiş, daha sonra obezite tedavisinde onay almıştır. GLP-1 reseptör agonisti olarak iştahı azaltır, %5–10 oranında kilo kaybı sağlayabilir. Genellikle sindirimle ilgili hafif yan etkiler görülür ve tedaviye uyum sağlandığında uzun süre kullanılabilir.

Ozempic ve Wegovy (Semaglutide)

Semaglutide içeren ilaçlar haftalık uygulanır ve bu da hasta uyumunu artırır. Ozempic diyabet, Wegovy ise obezite tedavisi için geliştirilmiştir. %10–15’e varan kilo kaybı sağlayabilir ve doz 0.25 mg’dan başlayıp 2.4 mg’a kadar çıkarılır. Yan etkiler genellikle hafif olup çoğu hasta tarafından iyi tolere edilir.

Mounjaro

Mounjaro (tirzepatide), GLP-1 ve GIP reseptörlerini birlikte etkileyen çift etkili bir ilaçtır. Haftalık uygulanır ve %15–20’ye varan kilo kaybı sağlayabilir. Doz 2.5 mg’dan başlayıp 15 mg’a kadar artırılır. Yan etkileri genellikle hafif olup, tedavi sürecinde hekim takibi önemlidir.

Diğer Zayıflama İğneleri

Bazı zayıflama iğneleri B12, amino asitler veya metabolizma hızlandırıcı bileşenler içerebilir, ancak etkinlikleri FDA onaylı ilaçlar kadar kanıtlanmış değildir. Genellikle estetik merkezlerinde uygulanır; bu nedenle hastalar mutlaka hekim kontrolünde ve güvenilir ürünleri tercih etmelidir.

Karşılaştırmalı Analiz: Hangi Zayıflama İğnesi Daha Etkili?

Zayıflama iğnelerinin etkisi kişiye göre değişir. Yeni nesil ilaçlar genellikle daha etkilidir; Semaglutide ve tirzepatide daha fazla kilo kaybı sağlayabilir, ancak her hasta için en uygun seçenek farklıdır.

İlaç seçimi hastanın yaşı, ek hastalıkları, yaşam tarzı ve yan etki toleransına göre yapılmalıdır. Haftalık uygulamalar uyumu artırırken, günlük dozlar daha esnektir. Uygun tedavi mutlaka hekim tarafından belirlenmelidir.

Zayıflama İğnelerinin Etkinliği

Klinik çalışmalar, zayıflama iğnelerinin kilo kaybı ve metabolik iyileşme sağladığını göstermiştir. Etkisi hastanın kilosu, yaşam tarzı ve tedaviye uyumuna bağlıdır; genellikle ilk ayda sonuçlar görülür.

Uzun dönem çalışmalar, bu ilaçların kalıcı kilo kaybı sağlayabildiğini gösterir. Ancak tedavi bırakıldığında kilo geri alınabilir. Bu yüzden beslenme ve egzersizle desteklenen yaşam tarzı değişiklikleri önemlidir.

Klinik Çalışmalar ve Sonuçları

Geniş kapsamlı klinik çalışmalar, zayıflama iğnelerinin plaseboya göre belirgin kilo kaybı sağladığını göstermiştir. Ayrıca kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinde de iyileşme görülmüştür.

Yaklaşık 68 hafta süren çalışmalarda hastaların %85’i en az %5, %50’si ise %10’dan fazla kilo kaybetmiştir. Bu sonuçlar ilaçların etkili ve genellikle iyi tolere edildiğini göstermektedir.

Ortalama Kilo Kaybı Beklentisi

Zayıflama iğneleriyle genellikle vücut ağırlığının %5–20’si arasında kilo kaybı sağlanır. İlk ayda 3–5 kg, üç ayda 8–12 kg kayıp görülebilir ve en yüksek etki 6–12 ayda ortaya çıkar.

Kilo kaybı kişiden kişiye değişir; başlangıç kilosu ve yaşam tarzı sonucu etkiler. Gerçekçi hedefler belirlemek, sabırlı olmak ve hekim önerilerine uymak başarı için önemlidir. Hızlı kilo kaybı her zaman sağlıklı değildir.

Zayıflama İğnelerinin Yan Etkileri

Zayıflama iğneleri genellikle güvenlidir, ancak başlangıçta hafif yan etkiler görülebilir. Çoğu hasta bu etkileri tolere eder; ciddi durumlarda tedavi sonlandırılabilir.

Yan etkiler ilaca göre değişir ve doz ayarıyla azaltılabilir. Hastalar bilgilendirilmeli, gerekirse hekime başvurmalı ve düzenli takip edilmelidir.

Zayıflama İğnelerinin Sık Görülen Yan Etkiler

En sık görülen yan etkiler sindirim sistemiyle ilgilidir. Bu yan etkiler genellikle hafif ile orta şiddette olup, tedaviye devam edilebilir:

  • Bulantı ve kusma – özellikle tedavinin ilk haftalarında
  • İshal veya kabızlık – sindirim sisteminin adaptasyon süreci
  • Karın ağrısı ve şişkinlik – geçici olarak görülebilir
  • İştahsızlık – ilacın istenen etkisinin bir parçası
  • Baş ağrısı ve yorgunluk – vücut adaptasyon sürecinde
  • Enjeksiyon bölgesinde reaksiyon – kızarıklık, şişlik

Bu yan etkiler genellikle ilk 4-8 hafta içinde azalır. Yavaş doz artırımı, yan etkileri minimize edebilir. Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi de yan etkilerin azalmasına yardımcı olabilir.

Zayıflama İğnelerinin Nadir Görülen Yan Etkiler

Nadir görülen ancak ciddi yan etkiler acil müdahale gerektirebilir. Bu durumlar görüldüğünde derhal hekime başvurulmalıdır:

  • Pankreatit – şiddetli karın ağrısı ile kendini gösterir
  • Safra kesesi problemleri – hızlı kilo kaybına bağlı gelişebilir
  • Böbrek fonksiyon bozukluğu – dehidratasyon sonucu
  • Tiroid tümörleri – hayvan çalışmalarında görülmüş
  • Şiddetli alerjik reaksiyon – nefes darlığı, şişlik
  • Hipoglisemi – özellikle diyabet hastalarında

Bu yan etkiler çok nadir görülmekle birlikte, ciddi sonuçları olabilir. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü ve hasta eğitimi kritik önem taşır.

Zayıflama İğnesi Kullanımı Sonrası Karşılaşılan Durumlar

Hızlı kilo kaybı estetik ve fiziksel değişikliklere yol açabilir. Bu durum normaldir; hastalar bilgilendirilmeli ve gerekirse destek tedaviler uygulanmalıdır. Kademeli kilo kaybı bu etkileri azaltır.

Bu etkiler genellikle geçicidir; vücut zamanla uyum sağlar. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme sorunları azaltır. Gerekirse ek tedavi uygulanabilir, hastanın beklentileri gerçekçi olmalıdır.

Zayıflama İğnesi Kullanımı Sonrası Popo Sarkması

Hızlı kilo kaybı, özellikle yaşlı veya fazla kilolu kişilerde kalça sarkmasına neden olabilir. Bu durum, yağ dokusunun hızla azalması ve cildin elastikiyetini koruyamamasından kaynaklanır.

Kalça sarkmasını azaltmak için düzenli egzersiz, yeterli protein, vitamin desteği ve bol su önerilir. Gerekirse estetik müdahaleler düşünülebilir, ancak vücuda zaman tanınmalıdır.

Zayıflama İğnesi Kullanımı Sonrası Karın Sarkması

Hızlı kilo kaybı karın bölgesinde sarkmaya yol açabilir. Uzun süre fazla kilo taşımak, hamilelik ve yaşla azalan cilt elastikiyeti bu durumu artırır.

Karın sarkmasını azaltmak için core egzersizleri, pilates ve yoga önerilir. Kolajen destekleri ve cilt bakımı yardımcı olabilir; ileri durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.

Zayıflama İğnesi Kullanımı Sonrası Diyetisyen Desteği

Zayıflama iğnesi tedavisinde diyetisyen desteği çok önemlidir. Doğru beslenme alışkanlıkları uzun vadeli başarıyı sağlar ve kilo kaybının kalıcı olmasına yardımcı olur.

Diyetisyen desteği kilo koruma sürecinde de sürmelidir. Doğru beslenme, porsiyon kontrolü ve yeterli protein alımıyla kas kütlesi korunur, tedavinin başarısı artar.

Zayıflama İğneleri Kimlere Uygun, Kimlere Uygun Değil?

Zayıflama iğneleri, her hastaya uygun değildir. Genellikle BKİ’si 30’un üzerinde ya da 27’nin üzerinde olup diyabet veya hipertansiyonu olan kişilerde kullanılır. Hekim hastanın genel durumunu değerlendirerek karar verir.

Uygunluk için detaylı muayene ve testler yapılır. Hastanın motivasyonu, yaşam tarzı değişikliği isteği ve uyumu değerlendirilir. Gebelik, emzirme ve bazı hastalıklar kontrendikedir; risk-fayda analizi şarttır.

Kontrendikasyonlar ve Riskli Durumlar

Zayıflama iğnelerinin kullanılamayacağı durumlar şunlardır:

  • Gebelik ve emzirme dönemi – fetüs ve bebek güvenliği
  • Tip 1 diyabet – insülin eksikliği durumu
  • Medüller tiroid karsinomu öyküsü – ailesel risk
  • MEN 2 sendromu – genetik risk faktörü
  • Şiddetli böbrek yetmezliği – ilaç eliminasyonu
  • Aktif pankreatit öyküsü – tekrarlama riski
  • İlaç alerjisi öyküsü – anafilaksi riski

Riskli durumlar ise dikkatli değerlendirme gerektirir. Yaşlı hastalar, kalp hastalığı olanlar ve çoklu ilaç kullananlar özel takip gerektirebilir. Bu durumlarda fayda-risk analizi daha dikkatli yapılmalıdır.

Kullanmadan Önce Yapılması Gereken Testler

Zayıflama iğnesi tedavisine başlamadan önce kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır:

  • Tam kan sayımı ve biyokimya paneli
  • Tiroid fonksiyon testleri (TSH, sT4)
  • HbA1c ve açlık kan şekeri
  • Böbrek fonksiyon testleri (üre, kreatinin)
  • Karaciğer fonksiyon testleri
  • Lipid profili (kolesterol, trigliserid)
  • EKG ve kan basıncı ölçümü
  • Gebelik testi (üreme çağındaki kadınlar)

Bu testler, hastanın genel sağlık durumunu değerlendirmek ve potansiyel riskleri belirlemek için gereklidir. Anormal sonuçlar tedavi planını etkileyebilir veya ek önlemler gerektirebilir.

Zayıflama İğneleri ve Beslenme

Zayıflama iğnesi tedavisinde dengeli beslenme şarttır. İştah azalsa da vücut tüm besin öğelerini almalıdır. Kas kaybı ve eksiklikleri önlemek için uzman desteği gereklidir.

Beslenme planı kişiye özel, sürdürülebilir ve dengeli olmalıdır. Aşırı kısıtlamadan kaçınılmalı; bu sayede hem kilo kaybı hem de kalıcı sağlıklı alışkanlıklar desteklenir.

Zayıflama İğnelerinde Kas Kütlesinin Korunması

Hızlı kilo kaybında kas kaybı riski yüksektir. Metabolizmayı korumak için yeterli protein alımı ve düzenli direnç egzersizleri yapılmalıdır; bu, kalıcı ve sağlıklı kilo kaybını destekler.

Kas kaybını önlemek için günlük protein alımı artırılmalı ve gün içine dengeli yayılmalıdır. Kaliteli proteinler tercih edilmeli, düzenli kas egzersizleriyle desteklenmelidir. Bu, sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için gereklidir.

Zayıflama İğnelerinde Protein Ağırlıklı Beslenme

Zayıflama iğnesi tedavisinde protein ağırlıklı beslenme önemlidir. Protein tokluk sağlar, metabolizmayı destekler ve kas kaybını önler. Günlük ihtiyaç genellikle kilo başına 1.2–1.6 gramdır.

Protein kaynakları et, balık, yumurta gibi hayvansal; baklagil ve kuruyemiş gibi bitkisel besinlerden sağlanmalıdır. Her öğünde protein alınmalı, gerekirse protein tozu takviyesi eklenebilir.

Zayıflama İğneleri ile Birlikte Önerilen Beslenme Planı

İdeal beslenme planı dengeli makro besin öğesi dağılımını içermelidir:

  • Protein: Günlük kalorinin %25-30’u
  • Karbonhidrat: Günlük kalorinin %40-45’i (kompleks karbonhidrat ağırlıklı)
  • Yağ: Günlük kalorinin %25-30’u (sağlıklı yağlar)
  • Bol miktarda sebze ve meyve
  • Yeterli su tüketimi (günde 2-3 litre)
  • Düzenli öğün saatleri

Öğünler küçük porsiyonlar halinde, sık aralıklarla tüketilmelidir. Bu yaklaşım, ilaçların yan etkilerini azaltır ve kan şekeri dengesini korur. Yavaş yemek yeme alışkanlığı geliştirilmelidir.

Kaçınılması Gereken Yiyecekler

Zayıflama iğnesi tedavisi sırasında bazı yiyeceklerden kaçınılması önerilir:

  • Yüksek yağlı ve kızartılmış yiyecekler – sindirim problemlerini artırabilir
  • Şekerli içecekler ve tatlılar – kan şekeri dalgalanmalarına neden olur
  • İşlenmiş gıdalar – besin değeri düşük, kalori yoğunluğu yüksek
  • Alkol – karaciğer fonksiyonunu etkileyebilir
  • Aşırı baharatlı yiyecekler – mide rahatsızlığına neden olabilir
  • Gazlı içecekler – şişkinlik ve rahatsızlık yaratabilir

Bu kısıtlamalar mutlak değildir ancak tedavi sürecinde minimize edilmesi faydalı olur. Kademeli olarak sağlıklı alternatiflere geçiş yapılmalıdır.

Zayıflama İğneleri ve Menopoz İlişkisi

Menopoz döneminde hormonal değişiklikler nedeniyle kilo kontrolü zorlaşır. Östrojen seviyelerindeki düşüş, metabolik hızın yavaşlamasına ve özellikle karın bölgesinde yağ birikiminin artmasına neden olur. Bu dönemde zayıflama iğneleri, geleneksel yöntemlerle başarı sağlanamayan hastalarda etkili bir seçenek olabilir. Ancak menopozal kadınlarda özel değerlendirmeler yapılmalıdır.

Menopoz döneminde kemik yoğunluğu kaybı riski artar. Hızlı kilo kaybı bu riski daha da artırabilir. Bu nedenle kalsiyum ve D vitamini desteği önemlidir. Düzenli egzersiz, özellikle ağırlık taşıyan aktiviteler, kemik sağlığı için kritiktir. Hormon replasman tedavisi alan hastalarda ilaç etkileşimleri değerlendirilmelidir. Menopozal semptomların yönetimi de tedavi planının bir parçası olmalıdır.

Zayıflama İğneleri vs. Diğer Kilo Verme Yöntemleri

Zayıflama iğneleri, obezite tedavisindeki birçok seçenekten biridir. Her yöntemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Hasta için en uygun seçeneğin belirlenmesinde bireysel faktörler, sağlık durumu ve kişisel tercihler önemli rol oynar. Kombine yaklaşımlar genellikle en iyi sonuçları verir.

Tedavi seçimi yaparken hastanın motivasyonu, yaşam tarzı değişikliği yapma kapasitesi ve uzun dönem hedefleri dikkate alınmalıdır. Maliyet, uygulama kolaylığı ve yan etki profili de karar verme sürecini etkiler. Multidisipliner yaklaşım, başarı oranını artıran en önemli faktördür.

Diyet ve Egzersizle Karşılaştırma

Diyet ve egzersiz obezite tedavisinin temelidir, güvenli ve etkili olsa da kilo koruma zordur. Hastalar genellikle ilk 6 ayda kilo verir, ancak çoğu birkaç yıl içinde geri alır.

Zayıflama iğneleri, diyet ve egzersizle birlikte kullanıldığında daha etkili olur. Ancak maliyetli ve yan etki riski vardır. En uygun yaklaşım, hastanın durumuna göre belirlenmelidir.

Bariatrik cerrahi ile karşılaştırma

Bariatrik cerrahi, ileri obezitede en etkili yöntemdir ve %60–80 kilo kaybı sağlayabilir. Ancak kalıcı anatomik değişiklikler, komplikasyon riski ve yaşam boyu takip gerektirir.

Zayıflama iğneleri cerrahiden daha az invazivdir ve yan etkileri genellikle hafiftir, ancak etkisi daha düşüktür. Yüksek BKİ’de cerrahi tercih edilirken, daha düşük BKİ’de iğneler uygun bir alternatiftir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Zayıflama iğneleri ne kadar sürede etki gösterir?

Zayıflama iğneleri genellikle ilk hafta içinde iştah azalması şeklinde etki göstermeye başlar. İlk ay içinde 3-5 kg kilo kaybı görülebilir. Maksimum etki 3-6 ay içinde elde edilir ve bu süreçte kademeli kilo kaybı devam eder.

Hayır, zayıflama iğneleri reçeteli ilaçlardır ve mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Uygun endikasyonların belirlenmesi, doz ayarlaması ve yan etki takibi için uzman hekim değerlendirmesi şarttır.

Alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır. Alkol, ilaçların yan etkilerini artırabilir ve kan şekeri düzensizliklerine neden olabilir. Ayrıca alkol yüksek kalori içerdiğinden kilo verme sürecini olumsuz etkileyebilir.

Zayıflama iğneleri gebelikte kullanılmamalıdır. Hamilelik planı olan kadınlar tedaviyi kesmeli ve gebelik öncesi uygun süre beklenmelidir. Gebelik sırasında kilo kontrolü farklı yöntemlerle sağlanmalıdır.

Evet, çoğu zayıflama iğnesi hastalar tarafından kendi kendilerine uygulanabilir. Hekim veya hemşire tarafından verilen eğitim sonrası, uygun teknikle subkutan enjeksiyon yapılabilir. İlk uygulamalar hekim gözetiminde yapılmalıdır.

Hızlı kilo kaybı sırasında yetersiz protein alımı ve hareketsizlik kas kaybına neden olabilir. Bu durumu önlemek için yeterli protein tüketimi, düzenli egzersiz ve direnç antrenmanları önerilir.

Tedavi kesildiğinde kilo geri alım riski vardır. Bu riski minimize etmek için yaşam tarzı değişikliklerinin kalıcı hale getirilmesi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekir.

Zayıflama iğnelerinin maliyeti kullanılan ilaca ve etken maddeye göre değişkenlik gösterir. Tedavi süresi, dozaj ve bireysel faktörler de toplam maliyeti etkiler. Sosyal güvence kapsamında karşılanma durumu her ilaç için farklılık gösterebilir ve bazı durumlarda özel şartlar aranabilir. Maliyet değerlendirmesi tedavi planlamasında mutlaka dikkate alınmalı ve uzman doktorunuzla bu konuda detaylı görüşme yapılmalıdır.

Tip 2 diyabet hastalarında güvenle kullanılabilir ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olur. Tip 1 diyabet hastalarında kullanılmaz. Diyabet ilaçları ile etkileşim olabileceğinden doz ayarlaması gerekebilir.

Çoğu tiroid hastalığında güvenle kullanılabilir. Ancak medüller tiroid karsinomu öyküsü olan hastalarda kontrendikedir. Tiroid fonksiyonları düzenli olarak takip edilmelidir ve gerektiğinde tiroid ilaç dozları ayarlanabilir.

Kaynakça

 

Wilding JPH, et al. Once-Weekly Semaglutide in Adults with Overweight or Obesity. New England Journal of Medicine, 2021;384(11):989–1002. PubMed PMID: 33567185

Jastreboff AM, et al. Tirzepatide Once Weekly for the Treatment of Obesity. New England Journal of Medicine, 2022;387(3):205–216. PubMed PMID: 35658024

Pi-Sunyer X, et al. Liraglutide 3.0 mg for Weight Management in Obese Adults. New England Journal of Medicine, 2015;373(1):11–22. PubMed PMID: 26132939

U.S. Food and Drug Administration (FDA). FDA Approves New Drug Treatment for Chronic Weight Management, Wegovy (Semaglutide). FDA.gov, 2021

World Health Organization (WHO). Obesity and overweight fact sheet. WHO.int, 2024

Nauck MA & Meier JJ. GLP-1 receptor agonists and the future of obesity therapy. Diabetes Care, 2023;46(Suppl 1):S21–S33. PubMed PMID: 36865341

 

Bu yazı Parksima Uzman Diyetisyenler tarafından hazırlanmıştır.

    Sitemizde deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla çerezler kullanılmaktadır.
    Home
    Account
    Cart
    Search